22 Haziran 2018 Cuma
Ana Sayfa Haberler Dokümanlar Videolar Ulaşım


Bina güvenliğiyle ilgili temel noktalar


10 Mayıs 2016

 

 

Depreme karşı temel önlem binalarımızın depreme dayanıklılığıdır. Normal imar süreci içinde hallolması gereken bu konu, İstanbul'da yılların umursamazlığı ve bilgisizliğiyle biriken sorunlardan dolayı çözümü zor bir hal almıştır. Geneli kapsayan ve kurumların olanaklarıyla yürütülecek köklü bir çözüm kısa hatta orta vadede olanaksızdır. Bireysel olanaklarımız ve yerel organizasyonlarla nelerin yapılabileceği bu nedenle çok büyük önem kazanmıştır.

 

Bina güvenliği karmaşık bir teknik konudur ve çok sayıda uzmanın birlikte çalışmasını gerektirmektedir. Üstelik bu uzmanların konularında ehliyet sahibi olmaları ve depremle ilgili çalışmış olmaları gerekmektedir. Böylesine karmaşık bir teknik konuda uzman yardımı zorunludur. Ancak bu sorunun çözülmesinin önünde iki temel engel var: Birincisi kısa vadede bu denetimleri ve bina ıslahını yapabilecek sayıda ve kalitede uzman yoktur; ikincisi de bu çok maliyetli bir konudur ve insanların maddi olanaksızlıkları veya harcama yapmaktan kaçınmaları yüzünden yapılabilecek işlere kaynak bulunamamaktadır. Bina güvenliğiyle ilgili olarak konutlara yönelik bir seferberlik halen ihtimal dışıdır. Çünkü kamu binalarında bile gerçek bir çalışma başlatılmış değildir. Oysa kamu binaları ihmallerden dolayı en çok tehlike arzeden yerler olmaktan başka, toplu ölümlere neden olabilecek yerlerdir. Hem bunun engellenmesi hem de kamu binalarının depremden hiçbir şekilde etkilenmeyecek şekilde hazırlanması durumunda deprem sonrası hizmet binaları ve sığınma, barınma yerleri haline getirilmesi için önemlidir. Oysa "incelemeler yapıldı" şeklindeki açıklamalar, sadece hasar tespiti çalışmalarını ilgilendirmektedir. Binaların 7-8 büyüklüğünde bir depremden nasıl etkilenebileceğinin testi yaptırılmamıştır. Can güvenliğimiz ve deprem sonrası hizmetler açısından ilk el atılması gereken konu budur ve bunun için kaynak yaratılamadığı gibi bir gerekçe kabul edilemez. Gerekirse toplumdan zoraki yeni fedakarlıklar istenerek bunun yapılması gerekir. Depremle ilgili çalışmaların siyasi boyutu özellikle bu konuda yoğunlaşmalıdır.

 

Devletten ve kurumlardan kısa vadede beklenemeyecek çalışma bina dayanıklılığıyla ilgili yerel ve bireysel önlemlerdir. "Herkes binasını kontrol ettirsin ve depreme güvenli hale getirtsin" demek şu aşamada anlamlı görünmemektedir. Kolaylıkla nelerin yapılabileceği, dayanışmayla ve yerel organizasyonlarla bazı işlerin kolaylaştırılması ve özellikle meslek örgütleriyle işbirliğine giderek hizmetlerin ucuzlatılması hedeflenmelidir. Yetersiz uzmanların kurbanı ve fırsatçıların kar kapısı olmaktan da böyle kurtulabiliriz. Bu mantıkla bakarak önlemleri şöyle aşamalandırabiliriz:

 

1) Pratik yöntemlerle uzman olmayan kişlerin kendi binalarına veya komşularının binalarına yönelik incelemeleri.

 

2) Tereddütler doğduğunda uzman çağrılması. (Sorunun türüne ve derecesine bağlı olarak farklı uzmanlar devreye girebilir.)

 

3) Tehlike arzeden binalarda özel önlemler alınması ve bina güçlendirme işlemleri.

 

 

 

Binaların dışardan gözlemlerle incelenmesi

 

Aşağıda yeralan temel bazı bilgileri öğrenerek binanızın dayanıklılığıyla ve hasar durumuyla ilgili ilk gözlemleri kendiniz de yapabilirsiniz. Ancak konunun incelikleri bulunduğundan yerel örgütlenmelerde bu işlemin kolaylaştırılması için çalışmalar yapılmalıdır. Sokak veya mahalle ölçeğinde konunun uzmanı komşuların gönüllü danışmanlık ve inceleme grubu oluşturması durumunda büyük yarar sağlanır. Böylece inceleme çalışmaları hemen başlatılabilir ve tehlikeli durumlar ortaya çıkarılarak ciddi adımlar için altyapı sağlanır. Gönüllü uzman grubu ayıracağı sınırlı bir zamanla çok yararlı olabilir. Profesyonel inceleme kuruluşlarıyla da daha bilinçli ilişkiler kurulması sağlanır.

 

* Binanın güvenilirliği konusu, inşaat kalitesinin yanında, binanın çevresiyle birlikte yerleşim koşulları, coğrafi konumu, arazi yapısı ve zemin özelliklerini kapsamaktadır.

 

* Binanızın mimari proje ve statik hesapları varsa bunların binanın mevcut durumuna uyup uymadığı, binanızda kolon ve kirişlerin projedekine göre uygulanıp uygulanmadığını kontrol edin. Plan yoksa binanızın kolon sayısı, kolonların kalınlıkları ve dağılımını içeren bir kroki çıkarın veya bilen birisine çıkarttırın.

 

* Zemin incelemesi kapsamlı jeofizik incelemeler gerektirmektedir. İstanbul Belediyesi'nin yayınladığı 1:50000'lik zemin haritası tam doğruluğu tartışılmakla birlikte genel bir bilgi vermektedir. Ancak hem ayrıntılı harita henüz yoktur, hem de her binanın zemin özellikleri ayrıca bilinmelidir. Ama şimdi bütün bilimsel verilerin dışında kendi binamızın zeminiyle ilgili çok değerli bir bilgi var elimizde. 17 Ağustos depreminde (ve sonraki depremlerde) binamızın ne kadar sallandığına bakarak zeminle ilgili kaba ama doğrudan kendi binamızın zeminiyle ilgili sonuçlar çıkarabiliriz. Binanın sallanma derecesi, binanın mimarisine ve kaçıncı katta olduğunuza bağlı olarak değişebilir. Ancak zemin farkı esas faktördür ve binanız çok veya az sallandıysa zemininizle ilgili fikir edinebilirsiniz. Bunun için sizinle aynı kat yüksekliğinde oturan yakın komşularınızla ve başka semtlerdeki tanıdıklarınızla karşılaştırma yapın. 17 Ağustos'ta sağlam zeminli binalarda raflardan hiçbir kitap, hiçbir vazo düşmemiş, buna karşılık zemini çürük yerlerde çeşitli eşyalar devrilmiştir.

 

* Zeminle ilgili diğer bilgi yeraltı su akıntıları ve sulu zemindir (tabanın ne kadar sulu olduğu). Bodrum katınızda su sızıntıları ve nem, zeminin sulu olduğuna işarettir. Bahçenizde kuyu varsa suyun kaç metrede çıktığına bakın. Yüzeye yakınsa zemininiz sulu demektir. Binanıza yakın kuyular zeminin suyunun azalmasını sağlayabilmektedir.

 

* Eviniz çok dik yamaçtaysa heyelan tehlikesi veya büyük bir düzlükteyse yumuşak zemin ihtimali artmaktadır. Sel yatağındaki (Alibeyköy örneği), vadi tanabındaki arsalar da (Aksaray örneği) zemin açısından risklidir.

 

* Binanızın inşaatı sırasında temel kazılırken kaya çıkıp çıkmadığı önemli bir bilgidir. Binanın altındaki kayalık zemin, genel bir zemin güvencesi değildir, ama olumlu bir faktördür.

 

* Binalardaki en önemli mimari zayıflıklardan biri, alt katlardaki dükkanlardır. Dükkanlar genellikle cephe boyunca duvarsız olduğundan binanın deprem sırasındaki dengeli salınımını bozmakta, belli noktalara normalin çok üstünde yük binmektedir. Bu tür binaların özel mimari önlemler alması gerekir.

 

* Arsadan daha fazla yararlanmak için üst katlarda yapılan çıkmalar binayı zorlar. Çıkmaların bina alanının % 20'sini geçmemesi istenmektedir. Binanın başka zayıflıklarıyla birleştiğinde çıkmalar sorun yaratabilir.

 

* Yine geniş iç mekanlar kazanmak için başvurulan "konsol kolon" yöntemi (üst katta kolonun çıkmanın ucundan devam etmesi) önemli bir sakıncadır. Bu yöntem yönetmelikte yasaklanmış olmakla birlikte özellikle yeni binalarda çok uygulanmıştır. Bu yapıdaki binaların dikkatli kontrol edilmesi ve ek önlem alması gerekebilir.

 

* Temeldeki kolon ve kirişler arasındaki "perde duvarlar" depreme karşı bina dayanıklılığının temel taşıdır. Bunların mevcut olup olmadığına bakılmalıdır. (Perde duvar, örme duvardan farklı olarak kolon-kiriş arasında demirli beton olarak yapılır.)

 

* Deprem açısından en sık sorun yaratan faktörlerden biri binada yapılan tadilatlardır. Özellikle sonradan eklenmiş katlar ciddi tehlike yaratmaktadır.

 

* Birçok binada balkon iç mekana katılmıştır. Bunlar çıkmalardan daha güvensizdir. Üstelik duvar örülmüşse ve o noktaya ağır eşyalar konmuşsa sakıncalıdır. Binanızda böyle bir durum varsa ağır eşyaları (kitaplık gibi) balkon alanından çıkarın.

 

* Ayrıca çeşitli nedenlerle perde duvarların kaldırılması, kolon ve kirişlerde yontmalar, delmeler (mesela doğalgaz borusu geçirmek için), ciddi sakıncalardır. Bunların mutlaka ıslahı gerekir.

 

* Binalarımızın bakımını iyi yapmadığımız için birçok binada korozyon (beton demirinin paslanması) tehlikesi vardır. Binalarda zamanla, çatı akmaları, dış duvar nemlenmesi, tesisattaki sızıntılar, bodrumları su basma gibi nedenlerle ciddi korozyonlar meydana gelmektedir. Özellikle kolon ve kirişlere sızan su zamanla korozyona yol açar. Binanınızda bu tür sorunlar yaşanıp yaşanmadığını hatırlayarak korozyon ihtimalinin yüksek olduğu noktaları kontrol edin veya ettirin. Bodrum katındaki nem ve su sızıntıları sulu zemin tehlikesi dışında korozyana da işarettir.

 

* Komşu binaların birbirine yakın olması ek tehlike yaratabilir. Deprem sırasında binalar çarpışabilir veya bir binadaki yıkılma yandaki binayı etkileyebilir. Bitişik nizamda, yıkılmadığı sürece binalar arası çarpışma sorunu olmaz. Ancak farklı yüksekliklerde bitişik binalar birbirini olumsuz etkileyebilir.

 

* İnşaat sürecindeki uzun aralıklar ve çeşitli ihmaller (betonun gereğince sulanmaması, kötü karılmış olması vs.) olup olmadığını araştırın. Tereddütünüz varsa beton kalitesini kontrol ettirin.

Hasar tespiti

 

* Depremden sonra binanın dayanıklılığını etkileyen hasarlar taşıyıcı sistemde (kolon ve kirişlerde) meydana gelen çatlama ve kırılmalardır.

 

* Sıva ve duvar çatlaklarına daha çok rastlanır. Bunlar kendi başlarına önemli değildir. Ancak duvar çatlakları binanın zorlandığına da işarettir. Çatlayan, kirişten ayrılan veya kısmen yıkılan duvarların tamir edilmesi gerekir.

 

* Duvar veya kolon-kirişteki çatlaklar sıva altında kaldığı için yüzeyden tam tespit edilemezler. Bir çatlak sadece sıva düzeyinde kalabileceği gibi içerdeki bazı çatlaklar sıvada kendini göstermeyebilir. Ancak sıvada bir çatlak varsa sıvanın kazınarak çatlağın duvarda, kirişte kolonda devam edip etmediğine bakabilirsiniz.

 

* Kolon ve kirişlerde çapraz yöndeki veya kirişe dikey, kolona yatay çatlaklar daha ciddidir. Kolon-kiriş sisteminde en kolay zarar gören noktalar kolon kiriş bağlantısıdır. Özellikle o noktaları kontrol edin. Kolonlardaki düşey ince çatlaklar korozyona işarettir.

 

* Binanızda (sadece kendi katınızda değil) taşıyıcı sistemde çatlaklar görürseniz mutlaka uzman ekibe incelettirin.

 

Onarım ve güçlendirme

 

* Binanızda depreme dayanıklılık veya hasar açısından ciddi sakıncalar doğmuşsa can ve mal güvenliğiniz açısından göze alınmayacak risk söz konusudur. Gerçeği kabul etmek güç olsa da, karşı karşıya olduğunuz tehlikeyi düşünmek durumundasınız. İmkanlarınızı zorlayarak mutlaka çözüm bulmanız gerekir.

 

* Binada onarım ve güçlendirme yapılarak sorunlar giderilebilir, ancak bu durumlarda çok yüksek maliyetler ortaya çıkmaktadır. Maddi gücü olmayanlar ya geçici olarak başka barınma olanakları yaratmalılar ya da uzun vadeli borç ve kredi olanaklarını araştırmalılar. Halkın can güvenliği açısından öncelikli görev devlete düşmektedir. Zor durumdaki ailelere kredi imkanlarının genişletilmesi için siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri devlete ve uluslararası kurumlara talepler yöneltmelidir.

 

* Ciddi sakıncaları olan veya orta hasarlı binalar uygun yöntemlerle güçlendirilerek depreme yeterince dayanıklı hale getirilebilmektedir. Bunun için doğru adrese başvurmalı ve güçlendirme işleri yapan kuruluşların da meslek örgütlerince denetlenmesi için sivil örgütlenmeler gerçekleştirilmelidir.

 

Son Haberler
Koruma Kurulu ağaç kesimine izin verdi.
Validebağ korusu tarihi ve biz
LEYLEKLER
Validebağ Havzası Neresi?
Validebağ Korusu
Validebağ korusunda kim ne yapmak istedi
Tüm Haberler >>


Web atolyesi